21 Ocak 2009 Çarşamba

güneşli günler-1

yorucu ama güzel bir günün ardından ayaklarını uzatıp dinlenmek gibisi yoktur.. önemli olan yorgunluğa değip değmeyecek bir gün geçirmiş olmaktır.. ki işte tam da bugün öyle mutlu mesut bir yorgunluğun ardından dinlenirken, blog yazmaktayım.. şükürler olsun..

mandalinayla "prof. seyyid hüseyin nasr"a gitmek için geçen cumartesiden kavilleşmiştik-7 numaradan yadigar:)-, dün gece de deniz feneri'nin kermesine gitmek için anlaştık.. sabahleyin zor zahmet mandalinin "ben çıktım evden, otobüsteyim" mesajıyla uyanıp, alelacele hazırlandım.. gerçi acele hazırlanmam da yarım saati buldu ya neyse :) üsküdar'a indiğimde sözleştiğimiz saati 15 dakka geçirmiştim.. mandalin de, ben de aç-bîlaç olduğumuz için üsküdar'daki "tarihi çifte fırın"dan açma aldım.. bir sefer aldığımda sıcak ve çok güzeldi açması, tadı damağımda kalmıştı ama bu seferkiler kupkuru-bayattı malesef.. turyola iskelesine gittiğimde mandalinin "21 dakika:)" mesajı geldi.. buluşunca beklettiğim için tatlı sert söylense de beni iskelede beklemeleri sayesinde yeni dergilerle tanıştığını söyleyip "kırknar" dergisini gösterdi gülümseyerek :) bir taraftan sohbet ederken diğer yandan kermeste lezzetli şeyler buluruz hayalini kurarak vapurun acı çayı ile beraber karnımızı doyurduk..


feshaneye vardığımızda ortalık gayet sakindi.. satın alabilecek birşeyler bulabilmek için sergileri 3-4 tur dolaşmışımdır herhalde.. kermesin son günü olduğu için midir bilmem, ki gördüğüm yardım kermeslerinin çoğu böyledir aslında, ne kadar ıvır zıvır abidik gubidik şey varsa doluydu.. defolu-delik badiler mi dersin, ağzı yüzü kaymış kazaklar mı; giyilmekten çarpılmış ayakkabı mı dersin fî tarihinden kalma ıvır zıvırlar, kirden tozdan rengi kaçmış tunikler mi.. yiyecek kermesinde de hayalimizi karşılayan bir şey çıkmadı karşımıza.. velhasıl tam işimizi bitirip çıkıyorduk ki su almak için niyetlendiğmizde cüzdanımın olmadığı farlettim.. günün panik ânı da buydu :)


kermes sonrası biraz gecikmeli de olsa vardık crr'ye.. itfaiye teşkilatında yapım aşamasındaki mescitte namaz kılmak durumunda kaldık ki koskoca crr'ye ufacık bir mescit sığdıramamışlar!!

prof. dr. seyyid hüseyin nasr'ın konuşması 3 bölümse son ikisini ancak dinleyebildik, malesef..
sanırım sıkıldım.. bir tutukluk geldi cümleleri toparlayamıyorum.. kalanını bir daha ki yazı da devam ederiz inşallah.. konferanstan 3-5 kelam ile birlikte, isam derslerinden tuttuğum notlardan da biraz ekleme yaparız belki..
***
S.H.Nasr hakkında İSAM notlarıma bakarken Ahmet Hoca'yla şiir dersinde tuttuğum notlar da geçti elime... heyhâte heyhât...
"Tahammül mülkünü yıktın Hülâgûhan mısın kâfir
Aman dünyayı yaktın âteş-i sûzan mısın kâfir" Nedim

2 yorum:

mandalina dedi ki...

hımm maşallah, atik davranmış, hemencecik yazmışsın taze taze ;)

güneş ışığı ne güzel vurmuş öyle çaya. o kadar acı değildi hem. ya da ben kötüye hazırladığım için kendimi. vasatı bile iyi geldi :)
dergilerin eski sayılarına göz atma ve onları makul fiyata satın alma imkanını kullanıyorum iskeledeki bekleyişlerimde :)
ama bu bir dahaki sefere de bekletilmemin mazereti olmasın lütfen:)
bu arada kırknar'da okumuştum bugün. ibrahim tenekeci demiş ki,
"insan fabrika olsaydı, ne üretiyor olurdu? mazeret..."

crr'de hasan aycın'ın sergisini de gezdik. o da kayıtlara geçsin lütfen :)

meyrâ hanımcım, sizinle olmak güzel ;)
konferansın haberini yeni şafak da girmiş taze taze. ilgilisi için:

http://yenisafak.com.tr/Gundem/?t=21.01.2009&c=1&i=164279

meyrâ dedi ki...

daha bu yazmak istediğimin bir kısmı.. hasan aycın sonraki bölüme kalsın ;)