hayat süprizlerle dolu..
umudunu kaybetmeye başladığın anda geliyor güzel haberler..
hayırlı sonuçlara ulaşmayı nasip etsin mevlam..
amin..
***
hafta sonu küçük bir tatilimiz var, aydın-didim taraflarına.. kafamı boşaltmaya yardımcı olur umarım ki geldiğimde yoğun bir şekilde konsantrasyon sağlayıp ders çalışmaya devam edebileyim..
***
uzun zamandır yazamıyorum yine..
içimden gelmiyor..
ihtiyaç hissetmiyorum ya da..
bugün kardeşlerimi uğurladık yurt dışına.. yaklaşık 1 aydır buradaydılar.. göz açıp kapayıncaya kadar geçti vakit.. nasıl geçti anlamadım.. avrupa karakışa teslim olduğundan kız kardeşimin uçuşunun ertelenmesi söz konusu oldu. annemler de netleşinceye kadar bana geldiler.. gidenin arkasında kalmak psikolojik olarak çok kötü.. o yüzden sen de çıkacaksın evden, ama ben çıkmadım ve kaç saat geçtiği halde şu anda o berbat hissi yaşıyorum hala..
son zamanlarda komagene'ye fena dadandım.. sürekli çiğköfte yemek istiyorum :) ne zaman bıkacağım Allah bilir..
tezim için de vakit geçiyor geçiyor geçiyor...
çalış çalış çalışşş...
üşengeçlik başa dert.. geçen sene üç ay eksikle bile daha fazla yazı yazmışım.. belki de geçen sene daha boştum :)
cuma günü evimizi, mutfakta patlayan bir boru yüzünden, su bastı..
tam yattığımız sıraydı, gece 1 civarı.. birden şakır şakır sesler gelmeye başladı.. ani bastıran yağmur zannetik.. merakla hayati cama gitti ki ne gezer.. sonra ben içeri koştum tabi.. mutfak lavabosunun altından fışkıran tazyikli su hole de taşmaya başlamış.. o anda "hayati koşşş" diye bastım çığlığı :) apar topar dışarıdaki vanadan kapatmaya çıktı ama 4 daireninki bir arada olduğu için bizimkini ikide bir sönen lambalardan bulması biraz zaman aldı.... ben, moralim bozulduğu için başladım ağlamaya :) misafir odasına geçmesin diye, kapısının önünü kapattım hemen.. aynı şekilde oturma odasının da ama zaten oraya girmiş çoktan.. o panikle insan nereye koşturacağını şaşırıyor, nereyi engellesem diye uğraşıyor..
tam o sıralarda karşı dairemizdeki komşu da misafirlerini uğurluyormuş.. bizdeki telaşeyi görünce ailecek yardıma geldiler, sağolsunlar.. onların evvelce başına böyle bir olay gelmiş olduğu için, neler yapmak gerektiği konusunda daha bilinçlilerdi tabiiki.. halıları rulo yaptı erkekler, balkondan sallandırdılar, suyu süzülsün diye.. paspaslarla, havlularla suyu çekip boşalttık, kovalara... 1 saat falan sürmüştür, herhalde.. camları da açtık, sabaha kadar kurusun diye bıraktık..
tekrar yattığımız da saat 3'e geliyordu..
çok zormuş ama biz büyük bir felaketten resmen kıl payı döndük.. çok şükür.. ya biz uyurken olsaydı da evin heryerine yayılsaydı.. eşyalar, parkeler herşey mahvolurdu..
çok şükür Rabbim çok şükür..
bugün birşeyler tersine gidiyor, hayrolsun..
sinirlerim tepemde..
tezle ilgili bugün yazdığım kısım, laptopla ilgili problemden dolayı silindi gitti.. aslında kurtarılmış olması lazım, n'oldu anlamadım!!
yine tezle ilgili aradığım bazı dökümanları sanırım taşınma esnasında kaybetmişim.. evi didik didik aradım yok!! olsaydılar şimdi çok işime yarayacaktı..
zaten bunların yanında gerisi vesaire kaldı...
affff Allah'ım..
"İkinci anneannemin deyişiyle, “üstünden çok uyku geçti”ği için ancak bunlar geliyor aklıma." demiş İb.ra.him Pa.şalı..
ben çok rüya görürüm, o yüzden mi acaba bu unutkanlığım..
yıllar oldu.. bir gece radyo dinlerken (sanırım radyo7 idi, marmara fm da olabilir) çalmıştı, bu aşağıdaki şarkı.. en üstteki versiyonuydu, benim dinlediğim.. o zaman çok hoşuma gitmişti.. ama kim söyler, şarkının adı nedir, hakkında hiç bir şey bilmiyordum..
sonra tevafuken karşılaştım geçenlerde.. şimdilerde söyleyeni meşhur olmuş türkiye'de.. yıl.dız(yul.duz) us.ma.nova imiş.. belki şarkının kendisi de meşhur olmuştur.. pek radyo dinlemediğim ve tv. miz olmadığı için bilemiyorum..
bu versiyon hala benim favorim..
bu türkiye'de çıkan albümdenmiş..
bu da enstrümental.. sanırım hüs.nü şen.len.dirici'li..
videolu olmasa daha iyiydi ama elimden bu kadarı geliyor.. bu şarkı burdan mandalin'e gelsin ;)
sıkıntı bastı yine..
burayı kapatasım var!!
evvelde kışın, çınaraltına gittiğimiz vakit, duman altı olduğu için doğru düzgün oturamıyorduk.. pasif içici olmak zorunda kaldığımız gibi bir de çıkınca üstümüz başımız leş gibi kokuyordu..
oysa bu akşam, şöyle rahat rahat gönlümüzce oturduk, sonra da misler gibi çıkıp evimize döndük :)
şimdiki hükûmetin, bizim için yaptığı en önemli icraatlerden biri de, işte budur!!
***
dışarıda ne sis var ama, çınar altındayken karşı yakanın ışıklarını görebilmek mümkün olmadı.. o derece yani..
artık neye yemek için elimizi atsak zararlı..
sebze-meyve desen genetiği değiştirilmiş..
balık.. kirli deniz sularından dolayı zehirli madde taşıyorlar.. konserve ton balığı yüksek miktarda civa içeriyormuş..
tavuk eti.. suni yemle beslenip, hatta gece dahi ışık yakmak suretiyle hızlı şekilde büyütülüyor..
kırmızı et.. ha kezâ..
hazır gıdalar, konserveler, içecekler.. koruyucu madde içeriyorlar.. kansere sebebiyet veriyor..
vs vs.. saymakla bitmez..
bunları geçtim, enerji tasarruflu ampuller bile radyasyon yayıyormuş.. kablosuz modem'in zararlarından bahsediliyor.. Dünya Sağlık örgütü'nün yaptığı 10 yıllık araştırmanın sonucunda "cep telefonu kullanımının üç tür beyin tümörü ve bir tür tükürük bezi tümörüyle ilişkili olduğu ortaya çıktı" deniyor..
sonuç olarak biz nerede yaşayacağız- ne yiyip ne içeceğiz??
"dünyanın çivisi çıktı" deniyor ya hani, aynen öyle! ilerlemeden kastımız hayatımızı berbat hale getirmek olmuş.. yaşam kalitemizi yükselttiğimizi zannerderken düşürüyoruz farkında olmadan.. hergün bir kanser vak'ası duyar oldum.. öyle de zor bir hastalık..
bu zaman ahirzaman.. sonumuz hayrola!
Teyzem Almanya'dan gelmişti 15 gün önce,direk Bursa'ya geçmişti.. hafta başında da İstanbul'a geldi, annemlere.. ben de gittim, hoşbeş-sohbet-muhabbet çok güzel geçti.. teyzemin yeri başkadır bizde..
salı akşamı saat 01:05'de zannetiğimiz uçağına biz götürdük, bagajları vereceğimiz sırada görevli Köln uçağın kapılarının kapandığını söyledi.. şaşırdık.. oysa bizim bildiğimiz vakte daha 2 saat vardı.. meğer uçağın kalkış vakti 10:50 imiş, orada olma vakti değil.. kısacası bilet yandı, yenisi alındı, ertesi gün uğurladık teyzemi..
bilet internetten alınmıştı ve hiç bir açıklaması olmadan üç tane saat yan yana yazılmıştı.. 10:50 01:05 03:15 şeklinde.. hepsinin arasında iki saat olunca haliyle teyzem de fazla düşünmeden 1'i kalkış 3'ü de iniş vakti olarak bellemiş.. nasip işte, teyzemin bende kalmasını çok istiyordum ama fırsat olmamıştı, demek çok istemişim ki nasip etti Allah :)
buarada; kolonya kelimesi Almanya'nın Köln şehrinden geliyormuş.. yani kolonya Köln demek yada Köln kolonya ;)
***
çarşamba günü isam'a gittim, bir hocamızla tezimin gidişatı hakkında görüşmek amacıyla.. yanımızda başka bir hoca daha vardı.. bana neden latinize yapmadığımı sordular, sırf latinize etmek bile başlı başına bir tez olabilirmiş, şaşırdılar.. fakat danışman hocam istememişti.. ayrıca ne yapabileceğim konusunda kendisi pek yardımcı da olmadığı için ve beni "ne yapacağın sana kalmış, o senin tezin" şeklinde sözlerle başından savdığı için - ki ben böyle algılıyorum, böyle düşünüyorum- ona çok kızgınım.. isam'da görüştüğüm hocadan Allah razı olsun.. bana pek çok fikir verdi ve cesaretlendirdi bu konuda.. yeniden tezimin gidişatı değişti malesef vakit kaybından başka bir şey olmadı kısacası.. geçen vakte mi yanayım, heba olan emeklerime mi!!