25 Temmuz 2009 Cumartesi

tepeören'de gün biterken..


AKŞAM

Güneş çekildi demin,
Doğdu bir renk akşamı.
Bu, bütün günlerimin,
İçime denk akşamı.

Akşamı duya duya,
Sular yattı uykuya;
Kızıllık çöktü suya,
Sandım bir cenk akşamı...

Necip Fazıl Kısakürek

19 Temmuz 2009 Pazar

bir pazar da böyle geçti..

"bu mübarek kandil, bu hayırlı gece sevaplarımızın artmasına günahlarımızın azalmasına vesile olur inşallah... " deyu yazmıştım dün gece ama yayınlamak nasip olmamıştı.. vesile olmuştur inşallah..

***
günlerdir zihnmizde, bir polonezköy gezisi mevcut idi.. bu hafta sonu için gitmeye niyetlensek de sabah erken serin vakitte kalkamadığımız için sıcak vakitlerde yollara düşmeyi de pek gözümüz kesmedi açıkçası..

akşam üstü saat 6 civarı çıktık yola.. şuraya mı buraya mı gitsek derken kurtköy-ballıca istikametinden devamla yol bizi nereye götürür, canımız nerden gitmek isterse ordan gideriz diyerek çıktık yola.. buarada sıcaklık saat 6-7 arası bile 32 dereceydi.. gündüzünü tahayyül edemiyorum..


ballıca-kurtdoğmuş sapağından kurtdoğmuş yönüne saptık.. önümüze çıkan her sapakta " sağdan mı, soldan mı gidelim" diye sorup "bu sefer sağdan, şimdi soldan, bu yol daha güzel şu taraftan" şeklinde tercihlerle kâh çıkmaz sokaklara :) kâh sapa yerlere bozuk yollara girdik, çıktık, döndük, dolaştık..

ömerli barajı etrafında iki ileri bir geri yaparken..

barajın farklı bir kısmında da insanlar piknik yaparken aynı mekanda bir sığır sürüsü otluyordu.. rahatsız etmemek ve mor gözle eve dönmemek için :) insanları çekemedim fakat birbirinden çok farklı gruplar piknik yapmaktaydı.. jipli bir grup güllü'nün "kara gözlü çingenem aşık oldum ben sana" şarkısına eşlik ederek mangalı yellerken, yurdum insanı diyebileceğimiz bir aile de çocuklarını gölde kilotla yüzdürüp daha önce duymadığım bir türkü eşliğinde piknik yapmaktaydılar..


işte bu ve alttaki fotoğraf da yol üzerindeki bir ormanın piknik alanının içler acısı hali..
biz küçükken pikniğe gittiğimizde, akşam o yerden ayrılmadan annemle babam etraftaki naylon- pet şişe vs. gibi çöpleri bir poşete toplatırdı, bize.. bizim için oyun gibi birşeydi ve orasının temzilendiğini görmek acaip bir mutluluk ve huzur verirdi..

kendi çöpünü temizlemekten aciz bu insanlar evlerinde de acaba aynı şekilde mi yaşıyorlar..




"yazıklar olsun!!!" demekten başka söyleyecek söz bulamıyorum...



"ablaa, gazeteci ablaa, bizi de çeksene.." diyerek hemen poz verdi, soldaki sarı tişörtlü çocuk.. diğerleri de eksik kalmadı tabi, hemen yerleştiler :)

çektikten sonra sarılı efe:

"yarın sabah gasteye bakcam.. sabah gastesine.. nasıl çıkmışız diye.."

yanlarından ayrılırken de, giyim kuşamımdan olsa gerek "zaman" gazetesinden olabileceğimize hükmettilklerini bildirdiler :)


baraj gölünde serinleyen çocuklar..



yolların efendisi sürüler :)


günün sonunda karnımızı doyurmak için hadi farklı bir mekan olsun düşüncesiyle kurtköy'deki atlantis alışveriş merkezine gidelim dedik.. bomboş.. yukarıdaki fotoğrafta, mağazaların olması gereken yerde avm'nin reklamları mevcut.. açık olan mağaza sayısı 2 elin parmaklarını geçmez diyebilirim.. ocak ayında açılmış ama tam bir fiyasko kısacası.. buraya dökülen paraya yazık.. doğru düzgün müşteri olmadığı için klimaları da çalıştırmamışlar.. boğucu ve sıcak havasından kendimi dışarı zor attım..


en büyük dezavantajı çok yakınındaki viaport avm olsa gerek..bilmiyorum burası bir gün ıslah olur mu...

ve viaport, köfteci ramiz ise son durak oldu.. köftesi güzel, salataya koyduğum sirkesi lezzetli, köfte altındaki pidesi harika ama elemanları acemi gibi.. 3ü 5i bir araya toplanıp muhabbetten, görüp-gelip seninle ilgilenmiyorlar.. illa seslenip çağıracaksın.. sonra hepsi birden bir tarafa dağılıp koşturmaya başlıyor :)

17 Temmuz 2009 Cuma

beklenen..

annemlerden en nihayetinde bugün akşam üstü haber geldi, Allaha şükür.. hedefe varmışlar..

13 Temmuz 2009 Pazartesi

arz-ı hal

geçen cuma annemleri uğurladım, daha doğrusu uğurlayamadım.. biraz sulu bir veda oldu bu sebepten :) canım sıkldı.. şimdi Şam sokaklarında gezilerinin keyfini çıkarıyorlardır.. dünden beri de haber alamadım, meraktayım.. en son sınırdan Suriye'ye geçtiklerinde konuşmuştuk..

9 Temmuz 2009 Perşembe

bir gurur hikayesi :)

şaka maka temmuz'un 9'u geldi.. doktora sınavları geçti.. ahh ah..

***
geç kalkmak çok kötü.. ne günün bereketi oluyor ne de uyandıktan sonra kolunu kaldıracak halin.. bugün 11'i geçerken uyanmışım, sabahtan beri ordan oraya yıkılma hallerindeyim..

***
cumartesi gündüz, bir arkadaşın davetlisiydik.. benim için birkaç saatlik de olsa çok güzel bir gündü..
-ha mandalin'i aramadım değil, orası ayrı ;) süper misafirperverliği için bu güzel anneye burdan da selam ederim..

***
cumartesi akşamı ise, koştur koştur beykoz'dan ayrılıp kardeşlerimin rumeli hisarüstü boğaziçi konak'taki, erkek kardeşimin bu sene başkanlığını yaptığı boğaziçi yöneticiler vakfı'nın mezuniyetine yetişmeye çalıştık, ki yetişebildik tam vaktinde hamdolsun.. yemek ikramı sonrasında konuşmalar yapıldı ve akabinde öğrencilere plaketler verildi..

vakfın kurucularından dışişleri bakanı ah.met da.vut.oğlu da bir konuşma yaptı ve aynı zamanda boğaziçi tarih bölümünden mezun olan kızı se.fure'nin de plaketini verdi..

erkek kardeşim Salih'in plaketini annem, kız kardeşim Merve'ninkini ise babam verdi.. o gece babam rahat görünse de annem fazlasıyla heyecanlıydı.. ekabirden sonra bir konuşma da Salih yaptı ve annemle babamın aynı anda 4 diplomayı fazlasıyla hakkettiklerinden bahsetti, konuşmanın bir yerinde.. bizimkileri fazlasıyla duygulandıran bir konuşmaydı bu.. yapılan fedakarlıklar en güzel şekliyle karşılık bulmaya başladı artık.. bir anne-baba daha ne ister ki..

gecede bir de "en"ler vardı.. Merve'yi "en iyi not tutan" ki bölümlerindeki çoğu kişinin elinden ders notları geçmiştir herhalde :) Salih'i ise obama geldiğinde öğrencilerle yaptığı görüşme esnasındaki, haber sitelerinde yayınlanan, tokalaşma fotoğrafları ve yabancı haber sitelerinde yayınlanan söylediği cümleden yola çıkarak "en politik" seçmişler :)

Salih ÇAP olarak işletme ve uluslararası ilişkiler, Merve ise yine aynı şekilde iktisat ve sosyoloji bölümlerinden mezun oldu bu sene.. ben de böyle kardeşlerim olduğu için Allah'a şükrediyorum.. en iyi, en güzel şeylere layıklar, Rabbim bahtlarını açık etsin inşallah..

3 Temmuz 2009 Cuma