25 Kasım 2009 Çarşamba

merak

"İkinci anneannemin deyişiyle, “üstünden çok uyku geçti”ği için ancak bunlar geliyor aklıma." demiş İb.ra.him Pa.şalı..

ben çok rüya görürüm, o yüzden mi acaba bu unutkanlığım..

yalan dünya

yıllar oldu.. bir gece radyo dinlerken (sanırım radyo7 idi, marmara fm da olabilir) çalmıştı, bu aşağıdaki şarkı.. en üstteki versiyonuydu, benim dinlediğim.. o zaman çok hoşuma gitmişti.. ama kim söyler, şarkının adı nedir, hakkında hiç bir şey bilmiyordum..

sonra tevafuken karşılaştım geçenlerde.. şimdilerde söyleyeni meşhur olmuş türkiye'de.. yıl.dız(yul.duz) us.ma.nova imiş.. belki şarkının kendisi de meşhur olmuştur.. pek radyo dinlemediğim ve tv. miz olmadığı için bilemiyorum..




bu versiyon hala benim favorim..



bu türkiye'de çıkan albümdenmiş..



bu da enstrümental.. sanırım hüs.nü şen.len.dirici'li..

videolu olmasa daha iyiydi ama elimden bu kadarı geliyor.. bu şarkı burdan mandalin'e gelsin ;)
sıkıntı bastı yine..

burayı kapatasım var!!

22 Kasım 2009 Pazar

dumansız hayat, oh ne rahat.

evvelde kışın, çınaraltına gittiğimiz vakit, duman altı olduğu için doğru düzgün oturamıyorduk.. pasif içici olmak zorunda kaldığımız gibi bir de çıkınca üstümüz başımız leş gibi kokuyordu..

oysa bu akşam, şöyle rahat rahat gönlümüzce oturduk, sonra da misler gibi çıkıp evimize döndük :)

şimdiki hükûmetin, bizim için yaptığı en önemli icraatlerden biri de, işte budur!!

***
dışarıda ne sis var ama, çınar altındayken karşı yakanın ışıklarını görebilmek mümkün olmadı.. o derece yani..

18 Kasım 2009 Çarşamba

"bir nefes sıhhat, istiyorum"

artık neye yemek için elimizi atsak zararlı..

sebze-meyve desen genetiği değiştirilmiş..
balık.. kirli deniz sularından dolayı zehirli madde taşıyorlar.. konserve ton balığı yüksek miktarda civa içeriyormuş..
tavuk eti.. suni yemle beslenip, hatta gece dahi ışık yakmak suretiyle hızlı şekilde büyütülüyor..
kırmızı et.. ha kezâ..
hazır gıdalar, konserveler, içecekler.. koruyucu madde içeriyorlar.. kansere sebebiyet veriyor..

vs vs.. saymakla bitmez..

bunları geçtim, enerji tasarruflu ampuller bile radyasyon yayıyormuş.. kablosuz modem'in zararlarından bahsediliyor.. Dünya Sağlık örgütü'nün yaptığı 10 yıllık araştırmanın sonucunda "cep telefonu kullanımının üç tür beyin tümörü ve bir tür tükürük bezi tümörüyle ilişkili olduğu ortaya çıktı" deniyor..

sonuç olarak biz nerede yaşayacağız- ne yiyip ne içeceğiz??

"dünyanın çivisi çıktı" deniyor ya hani, aynen öyle! ilerlemeden kastımız hayatımızı berbat hale getirmek olmuş.. yaşam kalitemizi yükselttiğimizi zannerderken düşürüyoruz farkında olmadan.. hergün bir kanser vak'ası duyar oldum.. öyle de zor bir hastalık..

bu zaman ahirzaman.. sonumuz hayrola!

13 Kasım 2009 Cuma

geçen günlere kısa özet

Teyzem Almanya'dan gelmişti 15 gün önce,direk Bursa'ya geçmişti.. hafta başında da İstanbul'a geldi, annemlere.. ben de gittim, hoşbeş-sohbet-muhabbet çok güzel geçti.. teyzemin yeri başkadır bizde..

salı akşamı saat 01:05'de zannetiğimiz uçağına biz götürdük, bagajları vereceğimiz sırada görevli Köln uçağın kapılarının kapandığını söyledi.. şaşırdık.. oysa bizim bildiğimiz vakte daha 2 saat vardı.. meğer uçağın kalkış vakti 10:50 imiş, orada olma vakti değil.. kısacası bilet yandı, yenisi alındı, ertesi gün uğurladık teyzemi..

bilet internetten alınmıştı ve hiç bir açıklaması olmadan üç tane saat yan yana yazılmıştı.. 10:50 01:05 03:15 şeklinde.. hepsinin arasında iki saat olunca haliyle teyzem de fazla düşünmeden 1'i kalkış 3'ü de iniş vakti olarak bellemiş.. nasip işte, teyzemin bende kalmasını çok istiyordum ama fırsat olmamıştı, demek çok istemişim ki nasip etti Allah :)

buarada; kolonya kelimesi Almanya'nın Köln şehrinden geliyormuş.. yani kolonya Köln demek yada Köln kolonya ;)

***
çarşamba günü isam'a gittim, bir hocamızla tezimin gidişatı hakkında görüşmek amacıyla.. yanımızda başka bir hoca daha vardı.. bana neden latinize yapmadığımı sordular, sırf latinize etmek bile başlı başına bir tez olabilirmiş, şaşırdılar.. fakat danışman hocam istememişti.. ayrıca ne yapabileceğim konusunda kendisi pek yardımcı da olmadığı için ve beni "ne yapacağın sana kalmış, o senin tezin" şeklinde sözlerle başından savdığı için - ki ben böyle algılıyorum, böyle düşünüyorum- ona çok kızgınım.. isam'da görüştüğüm hocadan Allah razı olsun.. bana pek çok fikir verdi ve cesaretlendirdi bu konuda.. yeniden tezimin gidişatı değişti malesef vakit kaybından başka bir şey olmadı kısacası.. geçen vakte mi yanayım, heba olan emeklerime mi!!