24 Mart 2008 Pazartesi

öyle işte..

bahar havası bir başka oluyor.. hafif ürperten, sarılacak bir şey isteten havaları seviyorum.. salacak sahilinde ürperirken çay yada kahveyle birlikte istanbul'un kızıl gün batımları..

kızgın yada gergin olduğunuz anlarda sakinleşmek için birebir..

kimileri de mutlu olduğu zamanlarda hayal kurmak için gidiyordur, kim bilir..



***

geçenki akşam yemeğinde hayati çekti bu fotoyu.. Böyle önü açık manzaralı evleri çok severim.. içinde yaşayanlar bir müddet sonra ilk zamanlarki tadı vermediğini, zamanla görmemeye başlandığını söyleseler de.. nasipte ortaokul hayatımın geçtiği okulun manzarası olan bir evde oturmak varmış, hiç aklıma gelir miydi.. o zamanlarda otursaydım, üç dakkaya okula gidebilseydim diye düşünmekten kendimi alamıyorum.. herşeye rağmen fatih gibisi de yok tabi :)

***

hayatiyle 3boyutlu film izleyelim dedik, bugün.. hala başım dönüyor, başım dönerken midem bulanıyor.. başak burcuyum, takıntılıyım işte; verdikleri gözlüğün sol kısmı sanki bulanık gösteriyordu.. film boyunca, gözlüğü çıkarıp gözümü kapatmadığım süre zarfında acayip rahatsız oldum.. hatta bir ara sol gözümü yumup sağ gözümle devam ettiğim bile oldu yani..

ümraniye her geçen gün değişiyor, tayyip amcamın deyimiyle değişirken gelişiyor.. bu kadar hızlısını kaldırabilmiş mi, araştırmacılara sormak lazım..

***

güllü'ye fayda hocanın danışmanı olduğunu iletemedim.. vicdan azabı çekiyorum.. ama çok yoğundum.. ... kendimi mi kandırıyorum?? bilmiyorum..

herşey bi yana fayda hocayı kaldırabilecek tek kişi de güllü, bunu biliyorum işte :))

***

bir kere doktora gidersin.. elini uzatır kolunu kaptırırsın.. şu tahlili de yapalım, bunun sonucuna da bakalım.. elinde öncekine dair bir belge varsa, yenisine gitmişsen, sil baştan aynılarını tekrar yaşarsın... "ama... desen de" fayda etmez, "üzgünüm yapmak zorundayım" klasik cevaptır.. onlarsız olmuyorsa da Cenab-ı Rabbü'l-Alemin mümkün olduğunca ellerine düşürmesin!

amin

***

insanoğlu çiğ süt emmiş derler.. bu akşam "The Great Debaters"ı izledik.. nasıl bu kadar vahşi olabiliyoruz, şaşırmamak elde değil.. gerçi sadece zencilere değil, tarih boyunca bazen kadınlar, bazen farklı dinden olan insanlar, farklı derililer, sair... güç kimdeyse artık... bi de kızıl derililerde olduğu gibi dağ gelip bağdakini kovmaya çalışma durumu var...

gölgelerin gücü adına

ben "şi-ra"yım

güç bende artıkkkkkk... derdi zamanımın çocukları.. ve hep kötülere karşı savaşırlardı..

kadınlar demişken; nusayriler kadınları mezheplerinin bilgilerini bilecek şekilde bile adamdan saymazlarken, modern görünen "esma esad" bunu nasıl kabulleniyor?? yada kabulleniyor mu..

***

radyo7'de birkaç sefer denk geldiğim bir şarkı vardı.. adını hatırlayamadığım bir kadın söylüyordu, değişik bir tarzda:

"dünya, dünya bir garip dünyasın

bazı sahte bazı rüyasın, yalan dünyasın" idi sanırım sözleri.. öyle işte..

1 yorum:

mer dedi ki...

günbatımı ve boğaz manzarası süpermiş. açık manzaralı evi kim sevmez. hele de boğaza doğru bi açıklık olursa :)

ve ama herşeye rağmen fatih gibisi yok :)