15 Mart 2008 Cumartesi

düne dair not:.. ve Galland

evet, yemek zevkindeki ıspanaklı peynirli börek tarifini yaptım ve çok güzel oldu Allah'a şükür :) bi kısır yapmaya niyetliyim ama hayırlısı.. ilk denemem oldukça başarısızdı.. lapa gibi bişey olmuştu.. oysa en basit salata olarak görürdüm neredeyse, annem sıksık süper yaptığı için.. hiç de öyle değilmiş.. ben de git gide ev hanımı modunda mutfak hallerini anlatan bloga çevirdim burayı:p neyse Galland'ın "İstanbul'a ait günlük hatırlar"ından bir kaç kısa not ekleyeyim de ilmi bi hava gelsin buralara :-D şaka bi yana bu kitabı pazartesiye sunumum var derste ve ben yine hala çalışmadım...

İSTANBUL'A AİT GÜNLÜK HATIRALAR

Galland’ın “İstanbul’a Ait Günlük Hatıralar” isimli 2 ciltlik eseri 1672 ve 1673 yıllarını kapsamaktadır. İncelediğimiz birinci cilde göre Galland Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel yaşamına dair izlenimlerine çok fazla yer vermemiştir. Genellikle sefaret ve saray erkanı etrafındaki siyasi gelişmeleri detaylı bir şekilde konu edinmiş, bununla birlikte çoğu günün hava durumundan da bahsetmeyi ihmal etmemiştir.

Galland’ın gözünde Türkler kaba ve Hz. Peygamber (s.a.v.) de yalancıdır. Buna mukabil, izlenimlerini aktarırken zat-ı şahane diye söz ettiği padişahın ihtişamını da uzun tasvirlerde bulunarak gözler önüne sermeye çalışmıştır. Kitabın muhtelif yerlerinde zorla Müslüman yapılarak sünnet edilen ya da Müslüman olmadığı için işkenceler yapılarak öldürülen ecnebilerden bahsetmiştir. Bunların dışında yer yer o dönemin kültürel hayatını etkileyen kitaplardan söz etmiş ve kimisi hakkında tafsilatlı açıklamalarda bulunmuştur.

Antoine Galland, eserinden yaptığımız çıkarımlara göre Müslümanlara pek hoş gözle bakmamaktadır. Zira hemen hemen olumlu olarak söz edebileceğimiz hiçbir örnek yokken Türklerin ecnebilere karşı takındıkları doğruluğu şüphe götüren pek çok nahoş tavrı günlüğüne taşımıştır.

26 Temmuz 1672 Salı günü , yazar Türklerin 5 veya 6 yaşındaki küçük bir yahudiyi zorla Müslüman yapmalarından söz ediyor. Yine benzeri bir vak'ada, Türkçe okumayı öğrenmiş bir Rum’a birkaç Türk kelime-i şehadet yazılı bir kağıdı okuması için vererek kendilerine delil göstermesini istemişler. Rum delikanlı da bunu okuyunca kaptıkları gibi kaymakama götürmüş ve Müslüman olduğuna dair şehadette bulunmuşlar. Rum bunun aksini iddia ettiyse de muvaffak olamamış ve derhal sünnet ettirilerek başına da sarık sarılmış. Genç ısrarla Türk olmayı istemediğini söyleyince de kaymakam tarafından da kanlı çukura attırılmış.

İstanbul’a ait günlük hatıralar kitabında bahsedilen konulardan biri de Osmanlı toplumunun savaş esnasında ordularına manevi destek olarak dualar ettiğidir . Galland, bizzat IV. Mehmet’in de iştirak ettiği Osmanlı Lehistan savaşı esnasında Türklerin sokaklarda bir nevi resmi geçitler yaparak ordularının muvaffakiyeti için dualar ettiklerinden bahsetmiş. Yine aynı sefer esnasında o zaman yapılan takribi hesaba göre ayakta 60 bin , dizlerinin üzerinde oturarak 40 bin kişi aldığı belirlenen Ayasofya’da ve at meydanına kadar tekmil civar yollar da dolmuş olarak Osmanlı silahlarının zaferi için umumi dua yapılmış.

Galland, seyahatnamesinde Sabbatay Sevi yahut diğer adıyla Aziz Mehmet Efendiden söz etmiş. Sabbatay Sevi’nin İstanbul’a gelişi ve etrafında cereyan eden olayları kaleme alarak Türklerin ona olan yaklaşımlarını (en azından o gün için) hürmet dolu olduğunu belirtmiş.

falan filan..

Galland için bu kadar yeter, ama yabancı sefir ve seyyahların Osmanlı dönemiyle ilgili kitapları gerçekten çok ilginç, okunması tavsiye edilir. Özellikle Busbecq'in Türk Mektupları enteresan bilgiler içeriyor cidden..

***

yeşil yol'u beğendim, genelde ütopik, fazlaca hayal ürünü olan filmlerden pek hoşlanmasam da bir başak burcu olarak.. oldukça duygusal bir filmmiş.. özellikle elektrikli sandalye idamlarının olduğu sahneler çok etkileyiciydi.. bu idam olayının acısız şekli yok mudur, diye düşünmekten alamadım kendimi.. insanoğlu hakikaten çok gaddar olabiliyor, bir insan can çekişirken izleyebiliyorsun..
bana bi ara, tosbaga.net miydi adresi tam hatırlamıyorum, bi insanın canlı canlı boğazının kesilişi ve boğazı kesilen kişinin yalvarışlarından oluşan bi vidyo izletmeye çalışmışlardı.. tamamını izleyemedim tabiiki, sadece bir kısmına bakabildim.. baya bir etkisinde de kalmıştım.

***

akşam mandalinlerdeyiz inşallah.. ilk akşam ev oturması gezmemiz sayılabilir, akrabaları saymazsak.. z.abla maharetli elleriyle neler yapacak çok merak ediyorum :)

2 yorum:

mandalina dedi ki...

"Türk Mektupları"nı aldım Şule'den, okuyacağım inşallah.

Galland'ın hatıratı ise enteresanmış. Batı'da bu tüp hatıratlar çok etkili olmuş lakin bildiğim kadarıyla. filozof kişiler bile, hatıratlardan edindikleri bilgileri salt kaynak olarak görmekte beis görmemişler bazen.

yeşil yol'un kitabını hediye etmişti bana lisedeyken bir arkadaşım. sık sık gözümün dolduğunu hatırlıyorum okurken.

bekleriz efendim, gidip evi süpürmem lazım :p

meyrâ dedi ki...

çok güzel bi akşamdı, ailecek çok memnun kaldık efem, bizde devamını bekleriz ;)