23 Mayıs 2008 Cuma

tarihin kıyısında..

dün mandalin hanımla birlikte Topkapı Sarayı'ndaki Sürre Alayı sergisini ziyaret etmeye niyetlenip yola düzüldük.. hareketsizlikten sanırım, azıcık dolaştık benim pilim bitti.. bir de nasıl sıcaktı dün, galiba henüz sıcak havaya da alıştıramadım kendimi, yorgunluk hissi verdi bana :)

müzeler haftasıymış ama yanımda öğenci kimliğim yada belgem olmadığı için işime yaramadı.. paso alma işini de bir türlü halledemediğimizden son zamanlarda öğrenciye yarayan şeylerden yararlanamıyorum.. heryerde kendini öğrenci gibi hissetmeye alışmış biri için farklı bir his!

Surre Alayını gezmiş, bilgimize bilgi eklemiş olduk bu vesileyle fakat, mandalinin de bahettiği üzere bu sergi bizi kesmedi :) daha hareketli, gösterişli bir sergi beklediğim için beklentilerimi karşılayamadı malesef.. yine de görülmesini şahsen tavsiye ederim.. gravürlerle, ruznâme\günlük\ hatıralardan yapılmış alıntılarla o hava verilmeye çalışılmış.. hatıra alıntılarından birinde belli başlı konaklama merkezleri ve oraya dair ziyaret edilebilecek evliya kabirleri verilmiş.. üsküdar-iznik-bilecik ve konya.. bu sırayla o kısımda geçen konaklama merkezleri.. evliyaların ismini aklımda tutamadım fakat konya'nın helvasının meşhur olduğu aklımda kalmış :))

ben içerde yasak olduğu için haliyle fotoğraf çekemedim ama kapıdan bir tane fotoğraf alabildim çok şükür..



sonra yorgun argın yürüyerek eminönü'ne indik.. yolda araba park edilmemesi için yapılan yuvarlak taşların uğur böceği şeklinde boyandığını gördüm.. hoş bir havası olmuş.. bence istanbul'un heryerindekiler bilimum böcek renklerinde boyanabilir :)

eve girmeden annemlere çok yakın "Barbaros" adında bir yer var, oraya girdim.. yoğurdu meşhur.. sanırım 84 yada 86 yıllık bir mazisi varmış.. ve İstanbul'da kaymaklı koyun yoğurdu satan tek yer olarak nam salmış.. sütlü tatlılar da satılıyor, çok leziz.. bazen oradan geçerken bir tavuk göğsü yer, öyle giderim.. bu seferki gidişimde meşhur koyun yoğurdundan aldım.. gerçekten harikulade bir tat.. hazır yoğurtlardan sıkılmış biri olarak şiddetle tavsiye ederim.. ekmeğe sürüp yenilecek kabilden bir güzelllik.. Barbaros'a girdiğiniz anda hemen eski İstanbul'a dair bir hava sizi sarıp sarmalar.. İstanbul'un özelliklerini ve güzelliklerini anlatan kimi kitaplarda da geçmekteymiş bu mekanın adı ve meşhur yoğurdu..

7 yorum:

mandalina dedi ki...

barbarostan hiç bahsetmemiştin bize daha önce alacağın olsun :p

evet, ben de günlüklerden alıntılar yapılması iyi olmuş diyecektim ki unutmuşum,eksiğimi telafi etmişsin ;)

bazı ritüellerin ne anlam ifade ettikleri yazılı kaynaklarla anlaşılıyor ne de olsa. görsellik de bir yere kadar :)

mandalina dedi ki...

meyrâââ!

çoluk çocuk blogunu basmış :D

mer dedi ki...

ben de annemlere gittikçe yoğurttan alıp geliyorum eve. hani şimdilerde katkısız şeyler yemek gerekiyor. ve oranın yoğurduna bayılıyrum. öle işte :)

meyrâ dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
meyrâ dedi ki...

mandarin, ne bileyim lafı geçmemiş benim de aklıma gelmemiş :)
bir gün gidip yoğurt veya tavuk göğsü(ımmmhh) yiyelim ;)

e ben deolmayan görseliği de sen tamamlamışsın, biz iyi bir takımız mandariinn :)

çocuk neşedir mandalinim, neşelensin buralar birazcık dedimdi ;)

mer; uyanık mer ;)katkısız diye ordan yoğurt almak aklıma gelir miydi bilmiyorum.. kendim mayalamak istiyorum, bakalım becerebilecek miyim merak ediyorum :)

mer dedi ki...

ben kendim mayaladım süper oldu tavsye eder,m. alıyosun sütüüü kaynatıyosun.. sonraa küççük parmağını sokuyosun yanmayacak parmak ama sıcak olacak. sonrada içine 2 3 kaşık çıpmış olduğun yoğurdu ekleyip karışırıyosun. sonra battaniyeye sardım bi güzel. sonrada dolaba koydum. danone gibi oldu valla :) böle löp diye ayrılıyo kaşığa. öle işte :)
barbarosa rakibim :p

meyrâ dedi ki...

oo mer aşmışsın sen, maşallah.. mercimeği iyi besliyorsun anlaşılan :-D