25 Kasım 2014 Salı

takdir meselesi

bu ara hastalıklardan muzdaribiz.. hepimiz ortalama da grip geçiriyor gibi gözüksek de şahsî olarak ZSare alerjik öksürikten Mehlika da kulak iltihabından sıkıntılı aynı zamanda.. bunlara da şükür elbette, Rabbim dermansız dert vermesin..


yakın çevremizde kızları götürdüğüm bir bayan doktor var.. kendisi hem görüntü olarak hem de mizacen gayet sert ve azıcık da korkutucu bir tip olsa da :D teşhis ve tedavi konusunda beni tatmin ediyor.. başka bir doktora gitme durumumuz olmuşsa genelde içim rahat etmez.. hem çok güzel muayene ediyor hem de mümkün olduğunca dikkatli ilaç veriyor..

kendisi farklı biri olduğu gibi değişik düşünceleri de yok değil.. aşılar mevzusunda kafamın epey karıştığı günlerden birinde gittiğimiz bir muayene esnasında aşıların güvenilirliğini sorduğumda en az 10 dakika açıklama yaparak şu cümleyi kurmuştu: " hükümetin hiç bir politikasını beğenmem ama tek beğendiğim icraatleri var o da aşı mevzusudur."

kesinlikle aşıların yaptırılması taraftarı.. aşıların eskiden civa içerdiğini fakat şuanda civanın kullanılmadığını ayrıca aşıların Çinden gelmesi gibi bir durumun söz konusu olmayıp Pasteur Enstitüsü'nden alındığını -kaydetti- diyesim geldi :)

bir diğer ilginç yaklaşımını da dün öğrenmiş bulundum..  Mehlika'yı muayene esnasında söz D vitaminine geçti, ordan bendeki d vit. eksikliğine geldi -geçenlerde yaptırdığım tahlilde 10,6 çıkmıştı- "tabi, siz kapalısınız mutlaka vitamin kullanmalısınız, yeterince güneşten faydalanamıyorsunuz.. zaten dine dair herşey akla mantığa uygun ama benim tek anlamadığım şey var, o da bu konudur, bu kadar önemli bi vitamin sadece güneşten alınırken neden kadınlar her tarafını kapatmak zorunda, ben bunu kabul edemiyorum" tarzında cümleler kurmaya çalıştı.. cevap vermeye çalıştım ama anlamaya hevesli olmayana anlatmak zor, uzatmadım..


herkesi anlayabilirim de doğumu-gelişimi-ölümü dahil herşeyiyle, her uzvuyla tam bir mucize olan insan bedeni üzerinde çalışan doktorların atesit olmalarını ya da dini yaşantıdan uzak kalmalarını anlayamıyorum.. işte bu noktada, tam manasıyla, imanın nasipten öte bir yol olmadığını görebiliyoruz aslında, olay bundan ibaret..

Hiç yorum yok: