bukadar girizgahtan sonra:
geçen pazar erken kalkmayı başarabilince blaog 'da görüp merakımı celbeden kandilliye düşürdük yolumuzu, hayati'yle.. gezmek için açıkçası çok keyifli bir gün değildi.. başta çiseleyen sonra hızını artıran yağmur eşlik etti, bize.. ve adım başı köpekler.. öyle ki bir tanesinden önce kaçmak sonra da kovalamak durumunda kaldık :)




yokuşun çıkışı kadar inişi de zor.. zor zahmet indik, ve ben açlıktan bayılmadan önce dönüş yolu üzerindeki "alperenler" isimli yere uğradık.. yaz vakti bir kez daha gittiğimizde yediğimiz şeyler fena gelmemişti.. fakat bu seferde aldığımız yanmaktan kapkara olmuş bir tava içinde getirdikleri menemen tek kelimeyle berbattı.. diğer şeylerin sunumu da bir o kadar.. en azından kimseciklere orayı tavsiye etmem:) menemen deyince, "antiparantez;)" değil "antrparantez" fethipaşa'da yediğimiz çok güzeldi..

ve; şiirsiz olmaz:
GECE
Kandilli yüzerken uykularda,
Kandilli yüzerken uykularda,
Mehtabi sürükledik sularda.
Bir yoldu parildayan gümüşten
Gittik bahs açmadik dönüşten.
Hülya tepeler, hayal ağaclar...
Durgun suda dinlenen yamaçlar...
Mevsim sonu öyle bir zaman ki,
Gâip bir musikiydi sanki.
Gitmiş, kaybolmuşuz uzakta,
Rü`ya sona ermeden şafakta.
"yahya kemal beyatlı"